Gizemlerin Efendisi (Lord of the Mysteries), ilk bakışta internette yayınlanan bir fantastik seri (web romanı) gibi görünse de; özünde Viktorya dönemi endüstrisini, Lovecraftian kozmik dehşeti ve steampunk estetiğini kusursuzca harmanlayan devasa bir edebi destandır.
Hikayemiz, modern dünyadan Zhou Mingrui’nin, kafasında taze bir kurşun yarasıyla kendini alternatif bir Viktorya dönemi İngiltere’sinde, intihar etmiş gibi görünen yoksul bir tarih mezununun bedeninde uyanmasıyla başlar.
Başlangıçta klasik bir dönem gizemi gibi ilerleyen kurgu; içine girdikçe buhar makinelerinin, barutun ve kanlı ritüellerin ardına saklanmış acımasız gizli tarikatları ve bedeli ekseriyetle delilik olan ölümcül bir sihir sistemini barındıran muazzam bir evrene dönüşür. Bu alternatif 19. yüzyıl dünyası; İksirlerin, Kehanetlerin, Tarot Kartlarının ve zihinleri yozlaştıran Mühürlenmiş Eserlerin dünyasıdır.
Bu denli derin bir evrenin ruhu, maalesef standart makine çevirilerinde veya yüzeysel yerelleştirmelerde tamamen kaybolmaktadır. Sıradan bir çeviri, karakterlerin ağzına modern bir sokak jargonu yerleştirir ve 19. yüzyılın o ağır, gotik atmosferini sıradan, ucuz bir maceraya çevirir.
Bir eseri çevirmek, kelimeleri bir dilden diğerine taşımak değil, o atmosferi yeniden inşa etmektir.
Bu çeviri projesi, “Esrarın Hükümdarı” edisyonu olarak adlandırılmıştır ve şu sarsılmaz prensiplere dayanır:
Örnek Karşılaştırma:
Standart Çeviri: “Bu çağa ait olmayan aptal.” Esrarın Hükümdarı: “Bu asra mensup olmayan Soytarı.”
Eğer geleneksel edebiyatın o ağırbaşlı dokusunu ve kozmik bir dehşetin adım adım tırmanan gerilimini seviyorsanız, Tarot Kulübü’ne hoş geldiniz.